Çocuğunuzun Hayatında Babanın Etkisi

Yazar: Eirini Flouri

Yayınevi: Yakamoz

“İyi” babalık, bizi “iyi” çocuk sonucuna götürüyor mu?

Her ne kadar anneler çocukların birincil bakım vereni olsalar da, günümüzde babaların da çocuğun gelişim sürecinde önemli bir yeri olduğu artık bilinmekte. Bu anlayış batı ülkelerinde daha önce başlamış ve babanın çocuğu ile ilgilenmesinin sonuçları araştırılmaya başlanmıştır. Bizim ülkemizde ise son birkaç yıldır babaların önemi ve çocuğun gelişimine etkisi anlaşılmaya, merak edilmeye ve araştırılmaya, hatta babalara babalık eğitimleri verilmeye başlanmıştır (bknz. AÇEV).

Kitabın yazarı (Dr. Eirini Flouri) Oxford Üniversitesi Ebeveynlik ve Çocuk Araştırma Merkezi’nde yönetici yardımcısı ve araştırmacı olarak görev yapmış.

Bu kitap, Dr. Eirini Flouri’nin bir kısmını Prof. Ann Buchanan ile (Birleşik Krallık’ın çocuk ve ebeveynlerin kayıtlarını tuttukları 40 yıllık bir veritabanından da faydalanarak) yürüttükleri babalarla ilgili bir dizi kesitsel ve boylamsal araştırmalarını anlatmakta. Kitabın yazımında 245 makale kaynak olarak kullanılmış, en yakın tarihli makale 2004; yani çok fazla ve değerli bilgi var ancak bilgiler güncel değil, bir kısmının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir, zira babalık denilince akla gelen görüntü-düşünce 2004’ten bu yana değişmiş olabilir.

Araştırma başlıkları genel hatlarıyla şunlar:

  • Baba ilgisi ve çocukların zihinsel gelişimi
  • Baba ilgisi ve çocukların eğitim sonuçları (başarıları-başarısızlıkları)
  • Baba ilgisi ve çocukların davranışsal sorunları ile saldırgan davranışları
  • Baba ilgisi ve çocukların ilişkilerinin niteliği
  • Baba ilgisi ve çocukların, çocukluk ve yetişkinlik dönemlerindeki sosyo-ekonomik durumları
  • Çocuklarıyla birlikte yaşamayan babaların ebeveynliği ve çocukların psikolojik durumu

Terimler

Babalık nedir? Psikoloji alanında babalık genel olarak, babanın var olması – yani mevcudiyeti ve çocuğuyla ilgilenme düzeyi olarak kabul edilmekte.

Babalık ölçütü nedir? (“Babalık nedir?” sorusunun daha geniş tanımı)

  1. Babanın mevcudiyeti (babanın çocuk için ulaşılabilir olması, bir evde babanın var olması)
  2. Babanın şefkat göstermesi (çocuğunu sevme, onun mutluluğunu paylaşma, mutlu, huzurlu ve sağlıklı olması için fiziksel ihtiyaçlarını karşılama – çocuğun yaşına göre değişmekle birlikte örneğin yemeğini yedirme, yemeğini hazırlama, bezini değiştirme, tuvalete götürme, banyo yaptırma gibi)
  3. Çocuğun akademik durumunu ve sosyal becerilerini destekleme, çocuğun çevresindeki ona destek olan diğer kişilerle dayanışma halinde olma – pozitif tutum ve davranış gösterme
  4. Babanın kendisinin sağlıklı bir yaşam sürmesi (kendi fiziksel ve zihinsel durumuna özen göstererek doğru bir rol modeli olması)
  5. Babanın maddi durumu ve çocuğa desteği

(Bu ölçütler The National Center on Fathers and Families [NCOFF] Working Group and Fathering Indicators tarafından belirlenmiştir.)

Babalık ve çocuğun mutluluğu

Yapılan çalışmalar büyüme sürecinde kendisiyle birden fazla yetişkinin ilgilendiği çocukların daha mutlu, gelişim ve becerilerinin daha iyi olduğunu göstermektedir. Babanın çocuğuna olan bağlılığı çocuğun gelişimi üzerinde anneninkiyle aynı oranda etki yapmaktadır. Çocuğun ihtiyacı olduğunda her iki ebeveynine de kolaylıkla ulaşabiliyor olması, ona duygusal yönden desteklendiği hissini vermektedir.

Babaların çocuklarıyla olan ilişkisi incelendiğinde, çocuk-anne ilişkisinden farklılıklar gösterdiği de görülmektedir. İlgili babalar çocukları (anneye oranla) daha rekabetçi ve bağımsız olmaya cesaretlendirmekte, onlarla daha fazla oynamakta ve fiziksel olarak harekete geçirici etkileşimlerde bulunmaktadır. Bu sebeple babalar çocuk davranışlarının bazı özel kısımlarının gelişmesinde etkili olmaktadır.

Babalar çocuklarının mutluluğunda dolaylı yoldan da etkili olabilmektedir. Örneğin; çocuklarına düzenli maddi destekte bulunan baba, ailenin iktisadi düzeyini belli bir seviyede ve dengede tutarak ailenin ve dolayısıyla çocukların refah düzeylerine olumlu etki yapmaktadır.

Babanın çocuğuyla ilgilenmesi annenin psikolojik sağlığını olumlu etkilemekte, annenin kendisine zaman ayırabilmesine olanak sağlamakta ve bu durum dolaylı yoldan çocuğun gelişimini olumlu yönde etkilemektedir.

Bu çalışmadan çıkan sonuçları şöyle toparlayabiliriz:

Babalar çocuklarına ilgi gösterdiğinde (küçük yaşta birlikte oynama, kitap okuma, sohbet etme, dersleriyle ilgilenme, ergenlik dönemindekilerle birlikte aktivite yapma, sohbet etme, okul konularıyla ilgilenme),

  1. Çocuklar daha mutlu
  2. Hayattan tatminleri yüksek
  3. Özgüvenleri yüksek
  4. Zihinsel olarak daha sağlıklı
  5. Akademik motivasyonları ve okul başarıları yüksek
  6. Kız çocukların yetişkinlik dönemlerinde stres yaşama oranları düşük
  7. Kız çocuklar daha iyi bir eğitim hayatı sürmekte (ve yetişkinlik dönemlerinde başarılı bir yaşamları olmakta)
  8. Kız çocukların akranlarına karşı saldırgan davranış düzeyleri düşük
  9. Erkek çocukların suça karışma ve akranlarına zorbalık yapma oranları düşük
  10. Babanın ve annenin çocuklarına olan ilgisi veya ilgisizliği, birbirleri olan ilişkilerini güçlü bir şekilde olumlu veya olumsuz yönde etkilemekte
  11. Babaları ilgili olan çocuklar duygusal yönden iyi durumdalar ve okulda başarılılar. Benzer ve tersi şekilde babalar duygusal ve davranışsal sorunlar göstermeyen ve okulda başarılı olan çocuklarıyla daha fazla ilgilenmekte.
  12. Hiperaktivite görülme düzeyi düşük
  13. Çocuklarının doğumuna katılan babaların çocuklarıyla daha ilgili olduğu görülmüş
  14. Babaların, erken ve orta çocukluk döneminde, erkek çocuklarıyla kızlarına oranla daha fazla dışarı çıktıkları ve onların bakımını daha fazla üstlenme eğiliminde oldukları görülmüş. Babanın çocuğuna kitap okuma ve eğitimleriyle ilgilenme konularında cinsiyet farkı bulunmamış.
  15. Baba çocukla ilgilendiğinde, anne de çocukla daha ilgili
  16. Anne ve babanın ilgilendiği çocukların stres düzeyi düşük
  17. Çocuklukta ve ergenlikte anne, baba ve kardeşlerle iyi ilişkiler ve yakınlık hissi ile yetişkinlikte uyumlu evlilikle ilişkili

Bu kadar bilgiye rağmen elle tutulur çok az sonuç çıkmış çalışmalardan. Çünkü babalık kültüre, devletlerin ebeveyn destek politikalarına ve kişilerin “iyi babalık” kavramından ne anladığına göre değişiyor. Bu durum da verilerin sonuçlarının bir kısmını göreceli kılmış.

Babalıkla ilgili araştırma yapan başka çalışmaların ulaştığı sonuçlar:

  • İlgili babaların çocukları daha sosyal ve daha başarılı arkadaşlık ilişkileri göstermekte (Ulusal Çocuk Gelişimi Çalışması – NCDS)
  • Baba aşırı korumacı ise onlu yaşların başlarındaki çocuklarda özgüven sorunları görülmekte (Mori, 1999)
  • Baba aşırı korumacıysa ve şefkat göstermiyorsa, antenatal (gebelik döneminde) depresyon görülme riski artmakta (Kitamura, Sugawara, Shima, Toda, 1999)
  • İşsiz babalar çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmekte ancak bu, kaliteli bir zaman olmamakta. Bir işte çalışan ve daha eğitimli olan babalar çocuklarıyla daha kısa süreli ancak daha kaliteli vakit geçirmekte. Eğitimli olmasına karşın çok uzun saatler çalışan babalar, daha kısa süre çalışan babalara oranla çocuklarıyla daha az ilgilenmekte (Van Egeren, 2003)
  • Bekâr baba (ayrılmış ve partneri olmayan) ile büyüyen çocukların üniversiteye gitme oranları daha düşük (Han, Huang, Garfinkel, 2003)
  • Bekâr anneleriyle yaşayan ergenler daha az içki ve sigara kullanmakta (bekâr babalarıyla yaşayan ya da biyolojik ebeveynleriyle yaşamayan akranları ile kıyaslandığında) (Griesbach, Amos, Currie, 2003)
  • ABD’de bekâr ebeveynleri ile yaşayan ergenlerin suça karışma oranları daha yüksek (biyolojik aileleri ile yaşayan akranları ile karşılaştırıldığında) (Demuth, Brown, 2004)
  • Bekâr babalarıyla yaşayan ergenlerin suça karışma oranları, bekâr anneleri ile yaşayan akranlarından daha yüksek (Demuth, Brown, 2004)
  • Finlandiya’da, 8-9 yaş çocukları ile yapılan çalışma sonuçlarına göre;  bekâr baba ile yaşayan çocukların davranışları dışa vurumcu (öfke gibi olumsuz duygularını ve davranışlarını çevresine gösteren-yansıtan ) ve sorunları okulla ilgili. Üvey babaları ile yaşayan çocuklar ise içselleştirici (üzülme, öfkelenme gibi olumsuz duyguları içinde yaşayan, kendine zarar veren, bu duyguları çevresine yansıtmayan) ve sorunları evle ilgili (Luoma ve ark, 1999)
  • ABD’de, 3 yaşındaki çocuklarla yapılan çalışmaya göre; iki ebeveynle yaşayan çocuklar (ebeveynlerden biri üvey olsa bile), bekâr ebeveynle yaşayan akranları ile karşılaştırıldıklarında, sosyal ve bilişsel gelişimleri, güvende hissetme duyguları daha yüksek, annelerine daha iyi davranmaktalar ve daha az davranış sorunu yaşamaktalar (Clarke-Stewart, Vandell, McCartney, Owen, Booth, 2000)
  • Üst düzeyde asosyal olan babaların çocuklarıyla aynı ortamda bulunma süreleri arttıkça, çocukların gelişimsel sorun yaşama oranları da artmakta (burada baba ile çocuğun aynı ortamda bulunması ile kastedilen, örneğin bir odada aynı anda bulunmaları ama hiç etkileşime girmemeleri, konuşmamaları, oynamamaları vs.) (Jaffee, Moffitt, Caspi, Taylor, 2003)
  • Zor mizaçlı bir çocuk evliliği olumsuz etkilemekte ve babaların ebeveynlik arzusunu azaltmakta (Leve ve ark, 2001)
  • Babaların ilgisi ile çocukların zekâ düzeyleri arasında ilişki bulunmakta (Radin, 1976; Fagan, Iglesias, 1999)
  • Akranları ile karşılaştırıldığında daha ilgili bir babaya sahip çocuklar, eğitsel faaliyetlere daha fazla katılmakta (müze gezisi gibi) ve çevresindeki kaynaklara daha kolay ulaşabilmekte (gönüllülük faaliyetlerinden, kişisel gelişimi destekleyen kuruluşlardan haberdar olma ve bunlara katılma gibi)
  • Baba ilgisi, okul deneyimini daha kaliteli ve öğrenime daha uygun hale getirme, öğretmen ve idarecilerin çocuğun derslerinde veya davranışlarında bir sorun gördüklerinde daha hızlı müdahale edebilme anlamlarında, çocuğun okulla ilişkili durumlarının daha iyi düzenlenmesini sağlamakta
  • Babalar ilgili olsa bile anneye oranla çocukla daha az vakit geçirmekte. Bu durum babanın çocuğun sözsüz (işaret ve mimikli iletişim) iletişimlerini daha az anlamakta ve çocuktan kendisi evde yokken yaptıklarını daha net ifade etmelerini istemekte. Babalar çocuklarını daha iyi anlayabilmek için daha fazla “N” soruları (Ne, Nerede, Ne zaman, Nasıl, Neden) sormakta. Bu durum çocuğun kendisini babasına anlatabilmek adına sözlü iletişim kurabilmek için daha fazla çabalamasını sağlamakta. Bunun getirisi olarak çocuğun sözlü ifade becerilerini geliştirmekte, çocuk daha fazla sözcük dağarcığına sahip olmakta, daha uzun cümleler kurmakta ve sözlü iletişimi babayla etkileşimdeyken daha fazla kullanmakta (Rowe ve ark, 2004)
  • Babaların kullandığı eğitim stratejileri, anneninkilere oranla, daha yüksek bilişsel seviye gerektirmekte, bu durum çocuğun bilişsel gelişimini etkilemekte (Laakso, 1995)
  • Çocukluk dönemi boyunca babası ile yakın olan çocukların, akademik ve mesleki başarısı daha yüksek (Amato, 1994)
  • Çocuğun bakımıyla ilgilenen babalar, çocuğun hem okulda hem de sosyal yaşamda daha başarılı olmalarını sağlamakta (Radin, Williams, Coggins, 1994)
  • Anneleriyle güvene dayalı ilişkisi olan ergenler, ebeveynleriyle daha uyumlu ilişkiler kurarken; babalarıyla güvenli bağlılığı olan ergenler, akranlarıyla daha uyumlu ilişkiler kurmakta (Ducharme, Doyle, Markiewicz, 2002)
  • Ergenlik döneminde anne ve babasından şefkat görenlerin; yetişkinliklerindeki ilişkileri, sosyalleşmeleri, özel ilişkilerinden duydukları tatmin daha olumlu ve yüksek, ilişkilerindeki çatışma oranı düşük (Burns, Dunlop, 1998).
  • Ebeveynleri tarafından cesaretlendirilmeyen çocuklar, genç yetişkinlik döneminde zayıf ilişkiler kurmakta (Hill, Kondryn, Mackie, McNally, Eden, 2003)
  • Çocuklukta fiziksel cezalandırma doğrudan ve dolaylı olarak (ergen ve genç yetişkinleri sorunlu davranışlara yönelterek), yetişkinlikte özel kadın partnere şiddet uygulama olasılığını artırmakta (Swinford, DeMaris, Cernkovich, Giordano, 2000)
  • Kendilerini babalarına yakın hisseden, onlarla sıcak ilişkisi olan erkek çocukların, ileride romantik ilişkilerindeki tatminleri yüksek (Möller, Stattin, 2001); boşanma oranları düşük (Risch, Jodl, Eccles, 2004)

Bu yazının çoğunluğu “Çocuğunuzun Hayatında Babanın Etkisi” kitabından doğrudan alınmış ve kitabın özeti yapılmştır, bir kısmı anlaşılırlığı artırmak adına düzenlenmiş, çok küçük bir kısım olarak da mesleki bilgi aktarılmıştır.

Bu kitabı ebeveynlere ve alan dışındaki kişilere tavsiye etmiyorum. Kitap bilgi dolu olması açısından çok iyi. Ancak ebeveynlerin ve alan dışındaki kişilerin anlayabileceğinin çok çok üzerinde bilgi içeriyor. Ayrıca çevirisi çok kötü ve yazım hatalarıyla dolu. Eğer babalarla ilgili araştırma yapan bir araştırmacı, uzman vs iseniz fikir sahibi olmak için okuyabilirsiniz. Yine de yazarın araştırmasının orijinal makalesini okumanızı tavsiye ederim.

Sağlıcakla…

benkendimkendikendime

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: